Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mahiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aylık - Yük Makinası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamyon
- Öz Geçmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biyografi, Tercümeihal, Yaşam Öyküsü
- Sönük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Zayıf
- Duygulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hassas, Hisli, Yanık, İçli
- Çıngırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng, Zıngırağı
- Getiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faiz, Kazanç, Ürem, Yarar
- Kesmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Azaltmak, Biçmek, Bölmek, Dayandırmak, Doğramak, Durdurmak, Gidermek, Kararlaştırmak, Kırpmak, Kötülemek, Parçalamak, Susmak, Yontmak
- Cızık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, İz
- Pencere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Vazgeçilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elzem
- Kızılkuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan
- Başıdinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Pancar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pancar
- Dikiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakma, Gözetleme, Erkete
- Sevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşk
- Gece Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geceleyin
- Aksu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akbasma, Katarakt
- Bir Tane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biricik, Yegâne
- Erdemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksek
- Gereksinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç Duymak, Muhtaç Olmak
- Gıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdan
- Tavukgötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siğil
- Kömek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaheret, Torpil, Yardım
- Kıraat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumak
- Tedirginlik Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- Atom Çekirdeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek
- Gidişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaşınmak
- Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akçe, Kazanç, Kredi, Nakit, Pul, Vakıf, Varlık
- Zavallı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçare, Âciz, Fakir, Fukara, Gariban, Garip, Miskin, Perişan, Acı Çeken, Mutsuz, Eksin
- Pekitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekit Etmek, Tevkif Etmek
- Bildik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Belet, Tanıdık, Tanış
- Nüktedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakacı, İnce, Nükteci
- Döküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çer Çöp, Değersiz, Enkaz, Kötü, Dökülüp Saçılmış, Ayak Takımı, İndifaat
- Yüz Ölçümü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Sathı
- Hinterland kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Everek, İçbölge
- Aydınlık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak
- Kabul Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resepsiyon
- Duyma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sema
- Anlı Şanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel, Ünlü
- Pinel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel oku
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü