Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Birader kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilader, Erkek Kardeş, Arkadaş, Ede, Kardeş - Dikeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk, Sütun
- Sismolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprembilimci
- Ruzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rızık
- Şaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayral, Ayrık, Müstesna
- Etkileyicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karizma
- Toy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Çaylak, Düğün, Genç, Naşı, Tecrübesiz, Tor, Ziyafet
- Sevilmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtici
- Konuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesken, Misafir, Mihman
- Baharat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otyam, Bahar, Edviye
- Boyun Bağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kravat
- Ötürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolayı
- Bileşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürekkep, Basit Olmayan
- Dayanışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk
- Ceninisakıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Lekelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirletmek, Suçlamak, Kötülemek
- Ketmenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapalamak
- Süspansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıltı
- Genç Erkek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk
- Tendürüst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Sağlam
- Biyoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirim Bilimi, Hayat İlmi
- Geçme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçiş, Transfer
- Vazıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Aydın, Aydınlık, Belli
- Akis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı, Yansıma, Tepke, Zıt
- Ateh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunama, Bunaklık
- Delirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Deli Olmak, Kulumak
- Saldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Hücum Etmek, Salmak, Sarmak, Yürümek, Taarruz Etmek, Tecavüz Etmek
- Uygulamalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatbikî, Tecrübi
- Arık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark, Su Yolu, Temiz, Güçsüz, Enez, Cılız, Sıska, Zayıf, Kuru, Çorak
- Çığlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feryat, Figan, Acı, Bağırtı, Çığırtı, Vaveyla
- Taammüden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Bile Bile, Tasarlayarak, Bilerek, İsteyerek
- Sarkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Uğramak
- Lületaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskişehir Taşı, Denizköpüğü
- Güle Güle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakşı Yol
- Kümebulut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kümülüs
- Vatan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt, Sıla, Memleket
- Âciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüz, Düşkün, Yetersiz, Eksin, Miskin, Zavallı
- Vermemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek
- Uzaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Iraklık, Açıklık, Mesafe
- Fora Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açmak, Çıkarmak, Çözmek
- Hareketli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinimli, Aktif, Atak, Canlı, Faal, Kıvrak, Oynak, Devingen, Müteharrik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü