Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lokmanruhu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eter - Savaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruş, Cenk, Harp, Kavga, Muharebe, Mücadele, Sefer, Uğraşma, Didişme
- Durum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozisyon, Boyut, Gidiş, Hal, Hâl, Hatır, Hava, Hesap, Kalıp, Keyfiyet, Konum, Manzara, Mevki, Tavır, Vaziyet, Yağday, Yer, Davranış, Halütavır
- Tertip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Düzenleme, Sıralama, Koldaş, Dizgi, Hile, Komplo, Düzene Koyma, Hazırlama
- Mühür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damga, Kaşe, Metal
- Müstehase kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fosil
- Büyük Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Baba, Dede
- Çirozluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık
- Çıban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apse, Baş
- Nazara Çattırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgulamak
- Enjeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne
- Tane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kıta, Parça
- Düşmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık, Adavet, Husumet
- Hap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek, Yutmak
- Sağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esen, Sağlam, Katıksız, Canlı
- Hulliyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takı
- Tesis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurma, Kuruluş, Kurum
- Hadiseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olaylı
- Askeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süel, Harbi
- Eş Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senkron
- Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Görmek, Kılmak, Yapmak
- Önad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat
- Zifiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapkaranlık, Karanlık, Zulmet
- Sayılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdut, Önemli, Belirli, Az Görünen, Sayılmış
- Bukağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstek
- Şantaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkutma, Gocundurma
- Muhazara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders
- Zehretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkmak, Üzmek
- Dekont kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap Dökümü
- Hiddetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek
- Çözülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşemek, Erimek, Yumuşamak, Yenilmek, Dağılmak, Çökmek
- Beyaz Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinema
- Kayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandal
- Havaneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havandeste
- Kapalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Gizli, İçe Dönük, Müphem, Örtülü, Saklı, Zımni, Mahsur, Münhasır
- Stabilizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeleme, İstikrar
- Palazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrileşmek, Büyümek, Gelişmek, Varlanmak
- Kadirşinas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerbilir, İyilikçi, İyilikbilir
- Federal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik
- Frape kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşrubat
- Harislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırs
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü