Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Konjonktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Yangısı - Çağırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek, Bağırmak, Haykırmak, Davet Etmek, Okumak, Çığırmak
- Lanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek
- Ferih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli
- Haklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuk
- Yol Azığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolluk
- Kır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaz, Çal; Sahra; Yazı
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
- Turfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Nadir
- Okkalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Ağır, Çok, Fazla, Hürmetli
- Gecikme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rötar, Tehir
- Filhakika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrusu, Gerçekten, Hakikaten
- Pervane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepenek, Uskur
- Tevsik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgelemek, Ortaya Çıkarmak
- Çukurlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek
- İçki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam, İçecek, İspirto, Tütsü
- Kıtipiyoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Değersiz, Kötü
- Mastar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adeylem
- Ahu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceylan, Maral, Burçin, Ceren
- Yadsıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- Telepati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyum
- Olabilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabil, Muhtemelen, Mümkün, Olur, Olanaklı
- Tanımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarif Etmek
- Sabah Erkenden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seher Tezden
- Uruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy, Sülale, Tohum, Döl, Nesil, Aile, Kabile
- Başmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabı, Paşmak
- Kontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetçi, Denetim, Muayene, Nezaret, Yoklama, Denetleme
- Özet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Sonuç
- İmbik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damıtaç, Damıtıcı
- Final kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitiş, Bitim
- Yeçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözmek
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Sıkı Fıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklifsiz
- Çalıkavak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepetçi Kavağı
- Hırsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalma
- Tahaşşüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığınak
- Kindik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göbek
- Zade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Oğlu, Evlat
- Kıçkırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek
- Yalanlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekzip
- Bere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezik, Çürük, Sıyrık, Hafif Haraplık, Başlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü