Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kindik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göbek - Pisboğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obur
- Kaşındırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isırmak, Yemek
- Müstaceliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvedilik
- İlham Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esinlenmek
- Muteber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli, Geçerli, Güvenilir, Saygın, Yalımlı, İnanılır
- Taşınır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Menkul
- Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavenet, Katkı, Destek, Etki, Bağış, İane, Kömek, Himmet, Lütuf, Medet, Muzaheret
- Günindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Garp
- Medüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizanası
- Vasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta, Muhit, Ortam, Şerait, Ara
- Kahverengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahveyi
- Bakım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özen, Hizmet
- Tehir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertelemek
- İyilikbilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadirşinas, Değer Bilir
- Ruzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rızık
- Sundurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek
- Doktor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabip, Hekim, Sağaltman, Sagan
- Tarik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol
- Ağrılı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak
- Radyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinleç, Ünalgı, Işın Yayımı
- Kadran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçek
- Hayta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başıboş, Haylaz, Serseri, Apaş
- Linol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyma
- Tutarsız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişmek
- Süzük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıf
- Öbürkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbürü
- Nobranca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Kırıcı, Sert
- Engel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Köstek, Mahzur, Mani, Müşkül, Pürüz, Yük, Mania
- Öğrenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talebe, Okuvcu, Şakirt, Öğrenici
- Hiper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Fellah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi
- Muhavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Semirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişmanlamak
- Mıhlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakmak
- Fil Dişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fil Sümüğü
- Yoğuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teksif Etmek
- Mutabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birge, Uygun, Yekdil, Uyumlu, Özdeş, Uyuşmuş, Uygun Olan
- Vezin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü, Tartı
- Taraflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlı
- Mırıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Homurtu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü