Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek - Linet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Dalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşlamak, Isırmak, Yemek
- Metan Gazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava Gazı
- Sagu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıt, Mersiye
- Gazel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceren
- Kırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Gücendirici, Acı, Ağır, Keskin
- Yeni Baştan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeniden
- Etkinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faaliyet, Müessiriyet
- Dokuz Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Kişioğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Bakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazır, Vekil, İcra Vekili
- Yaradılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizaç, Fıtrat, Damar, Hasiyet, Hilkat, Huy, Seciye, Tabiat, Tıynet, Cibilliyet
- Tescil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazma, Kütüğe Geçirme
- Setretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlemek
- Yönetmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talimat
- Gönençli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müreffeh
- Taş Kömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Kömürü
- Teşbih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzetme
- Nöbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, İş, Kez, Sıra, Keşik, Kezik, Gezek, Yüksek Ateş
- Etkileyicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karizma
- Kalkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Davranmak, Girişmek, Havalanmak, Kabarmak, Taşınmak, Uçmak, Yeltenmek
- Kelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski Ayakkabı
- Mantalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış
- Sonuçlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müessir
- Saylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Önem Vermek, Saymak, İtibar Etmek
- Sesli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sait, Ünlü
- Badi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ördek
- Ateşperest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecusi, Ateşe Tapan
- Sakatat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçalat
- Ara Bozuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat
- Kontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetçi, Denetim, Muayene, Nezaret, Yoklama, Denetleme
- Gider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masraf, Harcama, Çıkar, Mahariç, Masarif
- Kapatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metres, Yama
- Kaşmer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maskara, Soytarı
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- İzlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika, Keçiyolu
- Faydalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararlanmak, İstifade Etmek
- Farklandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz
- Cascavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Saçsız, Örtüsüz, Hiç Tüyü Olmayan, Pek Soyulmuş; Çırılçıplak, Örtüsüz
- Devasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü