Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sabah Erkenden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seher Tezden - Tom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kubbe
- Geçişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesirli, Nesneli, Müteaddi
- Kânunusani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ocak
- Kıraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuma
- Serian kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Dâhilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökelilik, Deha
- Bilgiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgili, Ukala
- Argın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkin, Yorulmuş, Beceriksiz, Yorgun, Zayıf
- Mezar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, Kabir, Gömüt, Sin
- Dağkırlangıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoban Aldatan, Keçisağan
- Kelle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Kafa, Kafatası, Tane, Başak
- Beraat Kazandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Sübvansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destekleme
- Sebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnme, Direşim, Dura, Direşme
- Dalkavukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakşakçılık
- İleride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecekte
- Asalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk, Asillik, Alicenaplık, Neciplik
- Yorumlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerh, Tabir, Tefsir
- Uğrulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak
- Yavuklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlü, Nişanlı, İstekli, Namzet, Sevimli
- Safahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evreler, Safhalar
- Yanıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehiv, Yanlışlık
- Üremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak, Türemek, Yetişmek
- Murahhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delege, Salgıt
- Yabanasması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akasma
- Vurulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkun, Âşık, Meftun
- Kardeşlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraberlik, Birlik
- Matbaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basımevi
- Bakıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dadı, Falcı, Görücü
- Görüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarenlik Etmek, Sohbet Etmek; Ahbaplık Etmek; Müzakere Etmek
- Özden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, İçten, Samimi
- Yamuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şibih, Münharif
- Bulucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif; Dedektör
- İhtiraslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkulu
- Batırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Banmak, Gömmek, Mahvetmek
- Kıyacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cani
- Çıvmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak, Sapmak, Sekmek, Sıçramak, Zıplamak
- Maksimum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çat, Azami
- İtilaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşı, Anlaşma, Uyuşma
- Art kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Geri, Öbür Yan, Ense, Peş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü