Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ahu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceylan, Maral, Burçin, Ceren - İddialı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savlı
- Çile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eza, Cefa, Azap, Zahmet, Bela, Dert, Gam, Kelep, Sıkıntı
- Şabalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestane
- Uzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet, Ustalık, Hazakat
- Vücut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gövde, Beden, Cisim, Ten, Üst, Üzeri, Varlık
- Yastamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Yaslamak, Atfetmek, Hamletmek
- Kamelya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Japongülü
- Malûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökel, Engelli, Sakat, Şikest
- Minicik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçücük
- Kifayetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetersiz
- Talepkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemci
- Çiğnemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişlemek, Ezmek, Hükmetmek, Öğütmek
- Kandela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum
- Höyük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurgan, Tepe
- Günlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jurnal
- Ardışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütevali, Ardıl, Aralıksız
- İtişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek
- Triyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçlü
- Yayınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmak, Tüymek, Dağılmak, Yaynıkmak, Caymak, Katlanamamak
- Ok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dingil, Eksen
- Taptaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıcır Gıcır
- Denli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kadar
- Ucube kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Hilkat, Hilkat Garibesi
- Aysberg kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzdağı
- Kaçınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Gocunmak, Kaçmak, İmtina Etmek
- Sorak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber
- Şekilcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimcilik
- Aynaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bataklık
- Mamulat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürünler, Mamul
- Abatlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzelleşmek, Şenlenmek, Yakşılaşmak
- Bağırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığlık, Yaygara
- Yar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçurum, Yer Yarığı
- Fayton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koçu
- Anmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigâr
- Sohbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Söyleşi, Yarenlik
- Hangar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak, Talvar, Sundurma
- Vadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Tarz, Yol, Koyak, Derey, Geçit
- Eşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar, Göze
- Gümbedek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birdenbire
- Geçiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak, Savuşturmak, Atlatmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü