Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Firar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçma, Kaçış, Kurtulma - Terviç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Eşleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senkronizasyon
- Karavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kul, Cariye, Halayık
- Bekleyivermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek
- Hakeza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyle, Böyle
- Oluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanal, Nav
- Günlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarihli
- Ahlaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazbut
- Bahtiyarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutluluk
- Saçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskül
- Erişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun, Kamil, Kahil
- Çabukça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Kumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Plaj, Sahil, Kumluk
- İhtiram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı
- Çıban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apse, Baş
- Türap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toprak, Toz
- Taşımacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakliyeci
- Nakil Aracı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıt
- Retina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağ Tabaka
- Mineral Suyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Suyu
- Gebeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Sersem
- Ehlidil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rint, Kalender, Gönül Eri
- Münakale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşım
- Kamer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ay
- Mihman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıcı, Konuk
- Serazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Hür
- Vantilatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Estireç, Yelletke, Fan, Fırıldaklı Yelpaze
- Fedakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özverili
- Yaddaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafıza
- Yok Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Bağlamak, Gidermek, Kavurmak, Kazımak, Kırışmak, Kırmak, Mahvetmek, Silmek, Temizlemek, Yırtmak
- Murat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Dilek, Erek, Gaye, İstek
- Oturmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kök Salmış, Yerleşik
- Yerel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Mahalli, Lokal, Mevzii
- Fener kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askı
- Kıyamet Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- Oturaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ağır, Gösterişli, Sabit, Sağlam, Veznin
- İkiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşa
- Birim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünite, Vahit
- Kökelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semiz
- Tesir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkilemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü