Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Soylular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zadegân - Varoluş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcudiyet
- Telemetre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Bulaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis, Etki, İz, Karışık, Kirli, Yapışkan
- Boğucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcak, Sıkıntılı
- Çalışkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faaliyet
- Orta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilımlı, Orantı, Tutarlı, Vasat
- Afişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri
- Negatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksi, Menfi, Olumsuz, Eksi yük
- Veya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veyahut, Ya, Yahut
- Dayalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmış Olan; İlgili, Dair, Müstenit, Mebni
- Yer Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jeoloji
- İktisatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekonomist
- Çağırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek, Bağırmak, Haykırmak, Davet Etmek, Okumak, Çığırmak
- Terlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan
- Ezinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Feodalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derebeylik
- Ulviyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yücelik
- Dobra Dobra Söylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz Yüzüne Demek
- Oyalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak, Gözletmek, Kılıklamak, Uzatmak
- Göçmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme, Muhacir
- Yaşlılar Yurdu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzurevi
- Zapt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla Almak, Tutmak; Yazmak
- Amiyane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Değersiz, Bayağı, Sıradan
- Tezahür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirme, Belirti, Görünme, Gözükme
- Sülâle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy Sop, Aile, Ev, Hanedan, Soy, Tohum, Ocak
- Dayandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek
- Usavurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhakeme Etmek
- Tekebbürlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenmek
- Eğrice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığır Sineği, Büvelek
- Kanun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa
- Kaput kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Kötü
- Gün Batısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı
- Bina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatı, Yapı
- Havmana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çayırlık
- Bağnazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taassup, Geri Kafalılık
- Anıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak
- Üstlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklenmek, Kabullenmek, Taşımak
- Balık Yumurtası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havyar
- Karasinek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cibin
- Mücre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü