Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hicap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perde, Utanç, Utanma, Sıkılma - Çalışma Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Günü
- Platonizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Platonculuk
- Gerçekleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak, Yapmak
- Bezekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakkaş
- Çelişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiraz Etmek, Zıt Olmak
- Sayılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdut, Önemli, Belirli, Az Görünen, Sayılmış
- Yayılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayık
- Eşkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Sürgün
- Sekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki
- Kontak Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lens
- İstikrarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengesiz
- Ucuzlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirim, Tenzilat
- Geçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Uyuşma, Maişet, Dolanma, Uyum
- Yoldan Çıkartma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğfal
- Tahriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalama, Kurcalama, Azdırma, İrkiltme
- Sonlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitimli, Fani
- Zehirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağılamak, Sokmak
- Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abes, Açık, Anlamsız, Bilgisiz, Havai, Münhal, Yararsız, Gereksiz
- Sücut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Secdeye Varma, Yükünme
- Vezinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçüsüz
- Cafcaflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Şatafatlı, Karışık, Tehlikeli
- Dolambaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Gereksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Abes, Boşuna, Fuzuli, Lüzumsuz, Nahak, Yararsız
- Tatbikatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamacı
- Mükellefiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlü
- Klarnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gırnata
- Sabitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar
- Hadisesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olaysız
- Ratıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemli, Yaş
- Argaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atkı
- Düşkünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İptila, Merak, Zaaf, Zül
- İdadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lise
- Bozuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusurlu, Aksak, Düzensiz, Hurda, Dargın, Berbat, Çap, Eğreti, Gergin, Kaput, Karışık, Kızgın, Kötümser, Ucuz
- Hakim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıç, Başat, Yargıcı, Bilge, Filozof
- İstihlak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek
- Sormak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Bilgi İstemek, Sual Etmek, Açıklama İstemek, Soğurmak
- Hobi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkü, Meşgale
- Refah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Gönenç, Genlik, Geçim Genişliği
- Düzleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Düzelmek, Yatmak
- İnsicam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgünlük, Tutarlık, Bağdaşım
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü