Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mahvolma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı - Kaynar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar
- Şakkadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Kötürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- Emreylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak
- Tıynet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Maya, Yaradılış
- Patavatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Telepati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyum
- Dişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü, Arkalı, Koruyuculu
- Olgunlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül
- Pena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap
- Kerrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpım Tablosu
- Serdabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanduka
- Neciplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalet, Efendilik
- Yontu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykel
- Ayaksilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paspas
- Tenevvür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak
- Kur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzey
- Tariz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Ruam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakağı
- İşbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşgüzar
- Mutasarrıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- Yollanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürümek
- Irganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak
- Demagog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Avcısı, Halk Dalkavuğu
- Tövbekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tövbeli
- Dövme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Yarma
- Zarafatçıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzip
- Peydah Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- Plato kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzlük, Yayla
- Meslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığır, Hayat, İş, Okul, Uğraş, Uğraşı, Ertik, Öğreti
- Payansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Kabartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek, Çıkıntı, Kabarcık
- Tabaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basım
- Öfkelendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Aktiflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik
- Salahiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetki
- Yıpranmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külüstür
- Halk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Payan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihayet, Son, Sonuç
- Balkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zonklamak, Ağrımak, Sancımak, Parlamak, Parıldamak, Şimşek Çakmak, Dalgalanmak, Su Halkalanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü