Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Husumet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasımlık, Adavet, Düşmanlık - Yürütüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnfaz
- Adaletsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağduriyet
- Zıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşıt, Ters, Akis, Aksi, Karşı
- Doğruluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Gerçek, Hak, Namus, Sıhhat, Dürüstlük
- Erik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alça, Kayısı
- Mazmun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlam, İçerik, Kavram, Muhteva
- Engelleyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı
- Selamünkavlen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felç
- Kıyamet Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- Onarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamirat, Tamir, Restore Etme
- Eğlendirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maskara
- Kızoğlankız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire
- Peyvent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşı
- Yapımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmalathane
- Artist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatçı, Sanatkar
- Koyulaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teksif
- Ferde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Top
- Yaygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pala, Sergi
- Menfur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Tiksindirici, Alçakça
- Zamanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplamak, Nazara Almak
- Havari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Forslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Dümbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümbelek
- Mezarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömütçü, Sinci
- Başnazır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakan
- Antikite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkçağ
- Ayın On Dördü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolunay
- İç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak, Ciğer, Dahil, Karın, Kucak, Mide, Muhteva, Sine, Yürek
- Saraka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, İstihza
- Yayma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşir, Teşmil, Tevzi
- Bırakma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevdi
- Sataşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, Dokunmak, Yapışmak, Çatmak, Rahat Bırakmamak, Takılmak, Musallat Olmak
- Sanem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burkat, Put
- Mücellit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciltçi, Kapçı
- Yazılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaydolmak, Geçmek, Girmek, Sevmek
- Difteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşpalazı
- Muahede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma
- Başarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffakiyet, Sükse
- Nisaiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın Hastalıkları
- Muadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşit, Dengeşik, Denk, Eşdeğer
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü