Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kalkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Davranmak, Girişmek, Havalanmak, Kabarmak, Taşınmak, Uçmak, Yeltenmek - Firkete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saç Tokası, Çengelli İğne, Tel Maşa
- Parlamento kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamutay
- Okazyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırsat
- Yaraşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakışmak, Gitmek, Uymak
- Meyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara, Orta
- Udi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utçu
- Maden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar, Metal, Mineral, Mızrap, Uyuşturucu
- Jeotermal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerısıl
- Tapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabut
- Eyitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek
- Çalkanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşmak
- Sirayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçme, Bulaşma
- Tedavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileştirme, Sağaltma, Mualece, Otama
- Taş Kömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Kömürü
- Sanarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye
- Doğmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Gelmek
- Argaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atkı
- Dolgunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol
- Karamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Kötülemek, Lekelemek, Yermek, Kovlamak, Bakmak, Gözetmek
- Beslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doyurmak, Yetiştirmek, Bakmak, Desteklemek, Eklemek, Katmak
- Kaçınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Kasınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kramp
- Dayanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durak
- Küsurat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püsürler, Fazlalık
- Bozuk Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Bozukluk
- Fahiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Çok Fazla, Taşırı
- Kasaphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezbaha, Kanara
- İğne Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne Yapmak
- Ala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca, Karışık Renkli
- Kırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Gücendirici, Acı, Ağır, Keskin
- Bölüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Çağ, Devir, Fasıl, Göz, Kesim, Kısım, Kol, Kürsü, Departman, Seksiyon
- Onamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tensip Etmek, Tasvip Etmek
- Yüzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Soymak
- Uyumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak, Yatmak
- Beher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Her Bir
- Vokalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslikçi
- Bilişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek
- Şuuraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçaltı, Tahteşşuur
- Bereketlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Açgöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Haris, İhtiraslı, Tamahkâr
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü