Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uyumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak, Yatmak - Polaroit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şipşak
- Türev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müştak
- Çevik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Atak, Tetik
- Firar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçmak
- Dokuma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşum, Tekstil, Yapı, Mensucat
- Uzamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnmek
- Selen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Haber, Ses
- Varoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palanka, Sur Dışı
- Patlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnfilak
- Kotur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- İşlemez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak
- Beka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıcılık, Ölümsüzlük, Ölmezlik, Kalım
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Riayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak
- Konstrüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı, Kurgu
- Abat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır, Rahat, Şad, Şen
- Vize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resmi İzin; Ara Sınav
- Çıngırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng, Zıngırağı
- Fistül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akarca
- Devirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Yıkmak, İçmek, Yuvarlamak
- Eksport kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışsatım
- Alt Bölüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım
- Çaput kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bez, Cındır, Eski, Paçavra
- Öd Kesesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safra Kesesi
- Anlayışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeki, Müdrik, Ferasetli, Ayık
- Mutat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışılmış, Alışılan, Her Zamanki
- Geçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzergâh, Hat
- Ecnebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancı, El, Ağyar
- Nakliyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımacılık
- Fukara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derviş, Fakir, Kembağal, Yoksul, Zavallı
- Hakendaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraş
- Vaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Veriş
- Belirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen, Belli, Makul
- Saklayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafız
- Uyanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Açık, Açıkgöz, Agâh, Ayık, Kurnaz, Tetik
- Ümit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umut
- Girmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Başlamak, Bulaşmak, Buyurmak, Dönüşmek, Erişmek, Fethetmek, Geçmek, Girişmek, Kaçmak, Katılmak, Sığmak, Ulaşmak, Vurmak
- Buzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donmak
- Alicenaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömertlik, Şereflilik, Asalet
- Takvim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yim, Günleç, Dallık, Gündizme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü