Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nahif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız, Çelimsiz, Zayıf - Darbelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Vurmak
- Transfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarım, Kotarım, Geçiş, Geçit, Geçme, Taşıma, Götürme, Geçirme, Alma
- İşçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amele, Faale
- İletki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıölçer, Mastara, Minkale
- Cirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hacim, Miktar, Oylum
- Halletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözümlemek, Çözmek
- Kapanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- İşyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memur
- Nom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanun, Yasa
- Pırpırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hovarda, Uçarı
- Müttehit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik
- Müeddep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepli, Uslu
- Tümsayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adedi Mürettep
- Kesme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Kesin, Lokum
- Rica Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Kıraathane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahve
- Alıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşteri, Almaç, Kamera
- Cüret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklilik, Ataklık, Cesaret
- Direniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşı Durma, Karşı Koyma, Dayanma, Mukavemet
- Çıban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apse, Baş
- Sıralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Sıraya Koymak
- Buğulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemli, Yaşlı
- Ünlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek, Çağırmak
- Ayrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irak, Yalnız, Tek, Tek Başına, Benzemeyen, Başka Türlü, Başka
- Yiğitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret, Erdem, Kahramanlık, Şecaat
- Kanuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanuni
- Gani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Çok, Varlıklı, Zengin
- Meleke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeti, Yatkınlık, Yordam
- Pakt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Antlaşma
- Önad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat
- Yatışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinmek, Durulmak, Kırılmak, Sakinleşmek, Şiddeti Geçmek
- Funda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalılık, Süpürge Otu
- Müptela Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Düşmek
- Sıvazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okşamak, Sıvamak
- Doyurucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırıcı, İnandırıcı, Tatminkâr
- Celallenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek, Büyüklenmek
- Cenabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cünüp, Taharetsizlik
- Cıvıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cıvık Olmak
- Sacayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sacayağı
- Yürütüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnfaz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü