Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Grev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatil, İş Bırakımı - Aheste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş, Ağır
- Zıvanasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık
- Elçekmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebelleş Olma
- Pilleken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak
- Eleştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münekkit, Tenkitçi
- Camız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda, Su Sığırı, Kömüş
- Isı Ölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalorimetre
- Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Klik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tık, Hizip
- Şeffaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berrak, Saydam
- Mızıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyunbozan, Şıltak, Şuluk
- Seslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Çığırmak, Haykırmak, Ünlemek, Hitap Etmek
- Tesadüfen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlantıyla, Kazara, Rastgele
- Tabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal, Olağan, Saf
- Bilinçdışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şuursuzca
- Falsolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlış
- Kuşku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüphe, Tereddüt, Kuruntu, İşkil, Şek, Endişe, Evham, Narahatlık
- Cebel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ; Sahipsiz, Boş Toprak
- Ailevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maaile
- Hindistan Cevizi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hint Kozu
- Gittikçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedricen
- Meyus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamsar, Üzgün
- Yıkkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harap
- İkrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkça Söyleme, Onama, Kabul, Tasdik
- Dobra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İyi
- Sınırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek, Hapsetmek, Kısıtlamak, Mahdutlaştırmak
- Ürüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasılat
- Cüretkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Yürekli
- Şarkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irlama, Teganni, Melodi, Ezgi
- Hafifletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak
- Yaraşır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Şayan, Uygun
- Bekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetçi, Karakolcu, Keşikçi, Nokta
- Dakik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usturuplu, Düzenli İşleyen
- Yağday kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Hâl, Vaziyet
- Çevirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri, Muhasara, Sarma
- Takoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kama
- İbret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğreti, Örnek, Acayip, Çirkin, Ders, Kötü
- Kararsız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak
- Danış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşavere
- Bölümlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınıflandırma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü