Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Takoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kama - Görkem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debdebe, Gösteriş, İhtişam, Şaşaa, Şatafat, Tantana, Haşmet
- Ticaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecim, Kâr
- Tasfiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtma, Temizleme, Ayıklama, Özleştirme
- Solmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solgun, Soluk
- Üstün Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak
- Titretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- Zanaatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatkâr
- Bir Küme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fazla
- Ömre Bedel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli, Güzel
- İhraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarma, Dış satım, Gönderme
- Alelade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıradan, Olağan, Bayağı, Doğal, Sıra İşi
- Protokol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma Tutanağı
- Nemelazımcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursanamazlık
- Konfigürasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapılandırma
- Duyurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayımlamak
- Deruhte Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstlenmek, Üzerine Almak
- Evegen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci
- Mekanizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenek, Sistem
- Geçkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş
- Aldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanılmak, Aldatılmak, Atlamak, Avunmak, Kanmak, Yutmak
- Oturmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kök Salmış, Yerleşik
- Basamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Evre, Kerte, Derece, Ayak, Gömlek, Hane, Kademe, Merhale, Pilleken
- Ayakkabı Çekeceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerata
- Nod kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumru
- Evveli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden
- Fıtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavlıç, Yarımlık
- Oldubitti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emrivaki, Olupbitti, Olut
- Belirti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, İşaret, İm, Simge, Sembol, İpucu, Belgi, Araz, Nişane, Emare, Gösterge, Koku, Nişan, Tezahür
- Stopaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinti
- Sayaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saat, Muaddit
- Nazir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş, Örnek
- Koşut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşa, Paralel, Muvazi
- İstekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hevesli, Talip, Yavuklu
- Unsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleman, İlke, Unsur, Faktör, Öğe, Uzuv
- Tomar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme, Rulo, Top, Topa, Yığın
- Çarliston Marka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika
- Pazartesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşembe
- Tedhiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldırma, Terör, Yıldın
- Hayıflanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acınmak, Üzülmek, Esef Etmek
- İntizamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü