Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaştırmak - Süpürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Kovmak, Tüketmek
- Âşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun, Tutkun, Ozan, Sevdalı, Meşhur, Müptela, Yangın
- Bön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Budala, İnek, Saf, Aptalca
- Hayran Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak, Duygulanmak
- Köy Muhtarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtar
- Angaje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımlı
- Soy Sop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Özgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Has, İçin, Mahsus, Muhtas
- Dalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takışmak
- Öfkelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek, Asabileşmek, Gayzlanmak, Gazaplanmak, Hiddetlenmek, Kızmak, Kudurmak, Sinirlenmek
- Çıtı Pıtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak Tefek, Minyon, Sevimli
- Nevroloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirbilim
- Vazgeçilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elzem
- İhtiyari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest
- İtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- Tedirginlik Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- Külhanbeyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başıboş, Kabadayı, Serseri, Haylaz Delikanlı, Nayta
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Mukaddes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Veli
- Envanter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküm, Demirbaş
- Yalgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilgım, Serap
- Aşk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevi, Sevda, Amor
- İbadetgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak
- Vücut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gövde, Beden, Cisim, Ten, Üst, Üzeri, Varlık
- Ana Yarısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyze
- Repo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faiz
- Kavlükarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz, Sözleşme
- Tepelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziştirmek, Hırpalamak, Yakşıca Dövmek
- Embriyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dölüt, Oğulcuk
- Haz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Lezzet, Zevk, Hoşlanma
- Kavmi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunsal
- Çalıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletmek, Kullanmak
- Değer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymet, Paha, Bedel, Valör, Ayar, Eder, Haysiyet, Kadir, Ölçü, Şayan, Karşılık, Layık
- Mamaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abla
- Motivasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdülenme, İsteklenme
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
- Müruruzaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuki Mühlet, Zaman Aşımı
- Efsuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürükçü
- Peşkeş Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü