Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Veda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vedalaşmak - Bulanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesafet
- Manasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Boş, Yararsız, Yersiz
- Geçerli Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Şaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Latife, Yarenlik
- Tanrısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz, İmansız, Putperest
- Eşitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsavat, Muadelet, Müsavilik, Denklik
- Methiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övgü
- Hatırlamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutmak
- Ardıç Rakısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cin
- Kampana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan
- Bağıntılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı
- Mezun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirmiş, İzinli, Yetkili
- Şambaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baba Tatlısı
- Gelin Abla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenge
- Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata, Kabahat
- Densiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsiz
- Leopar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbür, Pars
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Tevkifhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutukevi, Mahpushane, Cezaevi, Hapishane
- Büyütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Mübalağa Etmek, Bakmak
- Alamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İz, İşaret, İm, Nişan, Emare
- Lağvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feshetmek, İlga, Kaldırmak
- Alay Malay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte, Gelişigüzel
- Dözüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörü, Tahammül, Tolerans
- Otoban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızyolu, Otoyol
- Duyurmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklamak
- Eş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Aile, Arkadaş, Avrat, Bayan, Benzer, Bey, Bir, Ehil, Emsal, Er Avrat, Familya, Hanım, Harem, Hatun, Karı, Kişi, Koca, Koşa, Kuma, Ortak, Tay, Yoldaş, Benzeri, Hayat Arkadaşı, Refik, Refika, Etene
- Kayın Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Sıyanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak
- Sıhhi İmdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlk Yardım
- Mostre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırfak
- Üstlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taahhüt
- Kırıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufalamak
- Düzenleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tertip
- İbra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklanma
- Mânia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Aktiflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik
- Vahvahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Programlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlenceli
- Ateist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrısız, Tanrıtanımaz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü