Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ejderha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canavar, Ejder, Büyük Yılan - Onmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şifa Bulmak, İyileşmek
- Gevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher
- Arz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Sunum, Bilgi Verme, Yeryüzü, Yerküre, Yer Yuvarlağı, Dünya, En, Maruzat, Yer
- Âşık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Fecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Facia, Musibet
- Natür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğa
- Yabancılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadırgamak
- Gündüz Gösterimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matine
- Bulaşmış Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atmak, Benzemek, Biçmek, Çarpmak, Çelmek, Çırpmak, Götürmek, Kaldırmak, Oğurlamak, Süpürmek, Temizlemek, Tırtıklamak, Vurmak
- Sayıklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Senkronik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlı
- Reseptör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almaç
- Örfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törel
- Berkitme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takviye
- Sekte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durma, Durgu, Bozukluk, Duruş, Felç, Ket, Kesintiye Uğrama, Kesilme
- Dönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri Gelmek, Vazgeçmek, Caymak, Benzemek, Burulmak, Değişmek, Devretmek, Dönüşmek, Hatırlamak, Kayıtmak, Kesilmek, Sapmak, Yönelmek
- Tafsilatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntılı
- Açılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtılmak, Ferahlamak, Bollaşmak, Delinmek, Anlamak, Çatlama
- Baldıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı Otu, Baldırgan, Şeytantersi, Baldırgan
- Banko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle
- Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavenet, Katkı, Destek, Etki, Bağış, İane, Kömek, Himmet, Lütuf, Medet, Muzaheret
- Kutsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdis Etmek
- Han kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kervansaray
- Tulum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişman, Tombul, Tüp
- Fukaralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk, Güçsüzlük
- Şartlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullu, Koşula Bağlı, Meşrut
- Linolyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muşamba
- Mahvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Heba Etmek, Kavurmak, Yakmak, Yemek, Yok Etmek, Tozmak
- Fikri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünsel
- Devretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Dolaşmak, Dönmek, Tahvil Vermek
- Ütopik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşülküsel
- Medya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medya'nın eş anlamı yoktur, sözlük anlamı: İletişim ortamı, iletişim araçları, kitle iletişim araçlarının tümü.
- Kifayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elvermek, Yetmek
- İzahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama
- Başından kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esasen
- Merbut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, İlişik
- Kira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcare, İcar
- Cefa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Çağırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Nida
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü