Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Getirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek, İletmek, Sağlamak, Sürüklemek - Âdemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsanlık, Adamlık
- Karşın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen, Karamazdan, Muhalif, Muarız
- Başeğme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyun Eğme, Başeğim, İtaat, Teslimiyet
- Godoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Varidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir, Gelirler
- Bihakkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten
- Şoförlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürmenlik, Sürücülük
- Birader kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilader, Erkek Kardeş, Arkadaş, Ede, Kardeş
- Depar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkış
- Haklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakkından Gelmek, Bozmak, Kırmak, Yenmek, Perişan Etmek
- İtimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emniyet, Güven, Güvenç
- Patırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kargaşa, Hengâme, Şamata
- İçtihat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüş
- Sıkıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkı
- Şahap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akan Yıldız, Ağma
- Düzüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizi
- Müşavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstişare
- Bahçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bostan
- Semer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palan, Arkalık, Arkalıç, Yukaç
- Kaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkin
- Yöntemince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resmen
- Siyah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara
- Mensucat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokumacılık, Dokumalar, Tekstil
- Zorunluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluk, Zorunlu Olma, Mecburluk, Mecburilik, Zaruret, Iztırar, Zarurilik
- Muasır Olmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ Dışı
- Beddua Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahretmek, Lanetlemek
- Taşaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğit
- Reçine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgı Özdeği, Akındırık, Ağaç Sakızı
- Jips kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçı, Alçıtaşı
- Nakliyat Değişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarma Yapmak
- Çentmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertmek
- Ertelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geciktirmek, Tehir, Atmak, Savsaklamak, Sonraya Saklamak
- Beğenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşlanmak, Tasvip Etmek, Onaylamak, Kabul Etmek, Uygun Görmek, Açmak, Alkışlamak, Bitmek, Tutmak
- Nicel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemi
- Daye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dadı, Lala
- Kızdırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş
- Gereklilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hacet, Lüzum, Zaruret
- Eşleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senkronizasyon
- Göçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Oturmak, Ölmek, Taşınmak, Yıkılmak
- Branş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Dal, Kol, İhtisas
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü