Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Jips kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçı, Alçıtaşı - Jimnastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdman, Kültürfizik, Beden Eğitimi
- Yolsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz, Yersiz
- Katiyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiçbir Zaman, Asla, Kesinlikle
- İnkıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinti
- Beraber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte, Bir arada, Denk, Eşit
- Çip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yonga
- Salt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Sırf, Yalnız, Arı, Mutlak, Yalnızca, Saltık
- Tekmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme, Bütün, Tamamlama, Tüm, Bitmiş, Tümleme, Eksiksiz
- Protesto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kınama, İhtarname, Reddetme, Gıcırtı, Kabul Etmeme
- Mefkûre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdeal, Ülkü
- Boylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endamlı, Uzun Boylu, Boylu Boslu
- Nezaretçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetimci
- Kabarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- İstila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürünme, Basma, Kaplama, Salgın, Sarma, Ele Geçirme, Yayılma, Bürüme
- Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- Kubat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba
- Çap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basmak, Tabetmek, Yayımlamak
- Kuyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akrep
- Hafiyelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizmenlik
- Alavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşalık
- Mutena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemli, Seçkin, Özenli
- Otorite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkili, Yetke, Sulta, Erke
- Parça Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lime Lime, Paramparça
- Cesaretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Pek, Gözü Kara, Yürekli
- Tekmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepiklemek
- Jeneratör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üreteç
- Güzellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet, Yumuşaklık
- Nehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irmak
- Başta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkin, Özellikle
- Mütekabil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıklı
- Yük Odası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Ehil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemaat, Erbap, Eş, Sahip, Sanatkâr, Topluluk, Usta, Üstat, Uzman
- Aç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul, Fakir, Parasız, Haris, Hevesli, Dilenci, Karnıboş, Kâsıp, Muhtaç, Sefil, Yalanaç, Yurtsuz
- Kaya Lifi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş Pamuğu, Asbest
- Afra Tafra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım, Çalımla, Fiyakayla, Gösterişle
- Tekme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepik
- Kısım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Hisse, Bölük, Kesim, Kol, Fasıl, Hizip, Parça, Takım
- Mamafih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bununla Beraber
- Kuda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünür
- Tanışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanış Olmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü