Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
E�le�ik ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Tahlil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözümleme
- Yamalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamamak
- Frengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenirce, Sifilis
- Prodüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretim, Yapım
- Muvakkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici, Muvakkati, Örel, Geçeğen
- Pırıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Çınka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alısün, Telefon
- Ödemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayılmak, Dökmek, İfa Etmek, Vermek, Tediye Etmek, Tazmin Etmek
- Bağışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetmek, Teberru Etmek, Hibe Etmek, Görevden Almak, Görevden Çekmek, Lütfetmek, Unutmak, Hoş Görmek, Bağışta Bulunmak
- Uyuklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekerleme
- Ma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ve
- Çevik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Atak, Tetik
- Metot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul, Yol, Yöntem
- Baliğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erin
- Azmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuduz
- Azletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Uzaklaştırmak, Azat Etmek, Kenar Etmek
- İdarecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneticilik
- Pampa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozkır
- Yanşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Boşboğaz
- Bakmayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen
- Hikâye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Adamcıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokulgan, Evcil, Ehli, Munis
- Eksi Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Negatif Elektrot, Katot
- Menetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Yasaklamak
- Kartalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlanmak
- Ön Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arife
- Yetişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Yetişmiş
- Eritme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal
- Hoşgörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül, Müsamaha, Tolerans, Dözüm
- Put kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burkat, Haç, Fetiş, Sanem, Tapıncak
- Çökel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortu; Çökelti, Rüsup
- Etene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Eş, Döl Eşi, Meşime, Plasenta
- Bekit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakıf
- Hafif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay, Hoppa, Az, Fazla Olmayan, Ferah, Rahat, Uçuk, Yavaş, Yumuşak, Yüngül, Yeğni
- Parasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedava, Hasta, Yoksul, Beleş, Züğürt
- Tan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şafak
- Enbiya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaçlar, Nebiler, Peygamberler
- Bönce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Saf
- Hisseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylı
- Oturmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kök Salmış, Yerleşik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü