Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Frengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenirce, Sifilis - Çağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Arama (Telefon), Çağırış
- Dershane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Oditoryum, Sınıf
- Girenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serinlemek
- Erköyün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şımarık
- Yahu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hey, Bana Bak
- Galsame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solungaç
- Sürüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getirmek, İtmek, Sevk Etmek, Sürümek
- Tepinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debelenmek
- Çıyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain
- Terelelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delişmen
- Tabiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağaltmanlık, Hekimlik
- İmalatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretimcilik
- Çoğalma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nema, Ziyade
- Paha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Eder, Fiyat, Karşılık, Kıymet
- Bayır Kuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalı Bülbülü
- Koyun Bakışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Şaşkın
- Feryat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırma, Haykırış, Çığlık
- Bayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- İliştirilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik
- Misafirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukluk
- Fosil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıl
- Fakirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk, Zaruret
- Ele Salma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğfal
- Fuzuli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Gereksiz, Boşuna, Haksız, Sürevsiz
- Nebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Peygamber, Savacı
- Ayırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölme, Şerh, Tahsis
- Yıpramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelmek
- Aşırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak
- Yas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matem
- Dökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıtmak, Açıklamak, Açığa Vurmak, Bırakmak, Boşaltmak, Düşürmek, Harcamak, İfşa Etmek, Kullanmak, Ödemek, Saçmak, Salmak, Sarf Etmek, Serpmek, Söylemek, Taşımak, Yakmak
- Kartbasan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçkâğıtçı
- Zeyil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek, Katkı, Ulama
- Tas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çanak
- Esas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Başlıca, Gerekçe, Gövde, Hakikat, İlke, Kök, Mahiyet, Omurga, Temel, Üs, Ana Öge, Asal
- Gül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiçek, Kızılgül
- Besteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bestekâr, Kompozitör
- Elhak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrusu, Gerçekten
- İndeks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizin, Gösterge, Liste
- Laubali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısız, Teklifsiz, Senlibenli, Boydalak
- Söz Geçiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü