Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bundan Sonra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık - Transformatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüştüreç
- Menfez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delik, Ağız, Açma
- Ülkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vizyon, Dava, İdeal, Mefkûre, Şiar, Düşünce, Emel, Dilek
- Taşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haya
- Çepçevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etrafını Alarak, Yüzük Kaşı
- Sükût kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susku, Susma, Sessizlik, Konuşmama, Söz Söylememe
- Yeltenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek, Kalkmak, Meyletmek, Özenmek
- Ondüle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık, Kıvrık, Dalgalı, Kıvrılmış (Saç)
- Pahalılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalanmak
- Saraka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, İstihza
- İstibdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı, Zorbalık, Sınırsız Monarii, Despotluk, Keyfe Bağlı Yönetim
- Zırdeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın
- Farklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayüz
- Küşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Kuşku
- Hülasa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek
- Teşkil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütlemek
- Devamlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreklilik
- Meçhul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinmeyen, Belirsiz, Bellisiz, Bilinmedik
- Beyanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demeç, Bildiri
- Bacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak, Kıç, Oğlan
- Kıymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğramak, Esirgememek, Zulmetmek
- Yükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükellef, Borçlu, Memur, Mükellefiyetli
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- Zorlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daralmak
- Deleduzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Sticker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkartma
- Nine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babaanne, Büyük Anne, Büyükanne, Ebe, Nene
- Çıtır Çıtır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevrek
- Küfür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövgü, Kalay, Sövüş
- Düşünülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplı
- Ergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr
- Antik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Eskil, Antika
- Kalitesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Adi
- Komplo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Kasıt, Suikast, Tertip, Tuzak, Gizli Düzen
- Kepaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Gülünç, Rezil, Utanmaz, Değersiz
- Ünite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birim
- Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Atmak, Ayırmak, Bırakmak, Çekmek, Dokunmak, Eklemek, Etkilemek, Katmak, Salmak, Terk Etmek, Vazetmek, Vurmak, Yakınmak
- Belli Başlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Yayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürüyerek, Ayakla, Bilgisiz, Naşir, Piyade, Yaya
- Görkemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Muhteşem, Haşmetli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü