Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Despotluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstibdat - Veli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evliya, Ermiş, Mukaddes, Pak, Sorumlu, Eren
- Sıvı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mayi, Likit
- Gayritabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Sapık
- İkrah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenme, Tiksinme
- Dize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısra
- Kafatası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelle
- Bagaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Telhis Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek
- Ödemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayılmak, Dökmek, İfa Etmek, Vermek, Tediye Etmek, Tazmin Etmek
- Selis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı
- Payanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Destek
- Geçen Yıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıldır
- Haşinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertlik
- Yeni Baştan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeniden
- Gerçekleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahakkuk
- Mütemadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Hisar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Küçük Kale, Kermen, Germen
- Voleybol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçantop
- Âdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, İnsan, İnsanoğlu
- Tablo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keste, Levha, Manzara, Resim, Genel Görünüm, Görü, Çizelge, Cetvel
- Giymek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Kullanmak, Taşımak
- Vadesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günsüz, Süresiz
- Dâhili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Salahiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkili
- Şamatalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültülü, Patırtılı
- Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakatlamak, Kırmak, Kötüleştirmek, Bozukluk Yapmak, Ufak Hâle Getirmek, Feshetmek, Hasat Toplamak, Becermek, Bırakmak, Bozdurmak, Haklamak, Yenmek, Yıkmak
- Denktaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eşit
- İç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak, Ciğer, Dahil, Karın, Kucak, Mide, Muhteva, Sine, Yürek
- Kurulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenmek, Yerleşmek
- Buut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Uzaklık, Uzunluk
- Mahşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa
- Hiddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfke, Gazap, Hışım, Kızgınlık
- Hatip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmacı, Aytaç, Natık
- Primat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maymun
- Ustalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet, İş, Maharet, Marifet
- Mineralog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimci
- Eşey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Setretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlemek
- Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek
- Projeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdüşüm, Gösterim, Yansıtma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü