Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Telhis Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek - Sütun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolon, Dergi, Direk, Duraç, Destek
- Çözünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak, Erimek
- Fasikül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüz
- Hoşur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Değersiz, Dolgun, Kaba, Şişman
- Alıkoymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekletmek, Engellemek, Ayırıp Saklamak, Hapsetmek, Saklamak, Tutmak, Yubatmak
- Oyken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akciğer
- İnhitat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Filozof kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce Bilimci, Felsefeci, Feylesof, Düşünür
- Out kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı
- Evrenpulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mika
- Restore Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarmak
- Kaynaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcak Kaynak, Gayzer
- Durmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlemek, Hareketsiz Kalmak, Beklemek, Dayanmak, Dinmek, Eğlenmek, Kalmak, Kesilmek, Yaşamak, Yüzmek
- Ast kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt
- Hafif Yollu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafifmeşrep
- Türedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıpçıktı
- Hidrosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suyuvar, Suküre, Su Yuvarı
- İdam Sehpası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- Avize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asman, Çilçırak
- Kaçırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak, Delirmek, Kaldırmak
- Öncel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selef
- Fıskiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevvare, Fışkırık
- Ufacık Tefecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz
- Bembeyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apak
- Soluklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek
- Konsey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Şura
- Tanımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarif Etmek
- Kurtluca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşecik
- Kırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Gücendirici, Acı, Ağır, Keskin
- Sermest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, Esrik
- Bucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Kasaba, Kenar, Köşe, Nahiye, Yer, Zaviye
- Kır Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıtmak
- Yine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrar, Gene, Yeniden
- Himaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunma, Esirgeme, Gözetme, Kayırma, Elinden Tutma
- Görüntülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekran
- Mirasyedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtçı
- Saçım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsraf
- Saklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyakkuz
- Nalbur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırdavatçı
- Kayra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, Atıfet, İnayet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü