Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mineralog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimci - Daylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak
- Danışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazaa
- Radyoaktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işın Etkin
- Çalçene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Durup Dinlemeden Konuşan, Çenesi Düşük
- Tesviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, Düzleme
- Uzay Gemisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mekik
- Zirai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımsal
- Zillet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçalma, Aşağılık
- Kinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kindar
- Garp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Günindi
- Kapsama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şümul
- Velhasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözün Kısası, Kısacası
- Belalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorucu, Üzücü, Can Sıkıcı, Kavgacı, Şirret
- Çöp Tenekesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Kötü
- Çulsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız
- Huylanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkillenmek, Kuşkulanmak, Pirelenmek, Şeklenmek, Şüphelenmek
- Arda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ardıl
- Görsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başarı
- Marifet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maharet, Ustalık, Bilgi, Bilim, Hüner, Yetenek, Kabiliyet
- Lavabo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yunakça, Ayakyolu, Hela, Musluk, Tuvalet, Yüznumara
- Nakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma, Göç, Aktarım, Geçirme, Aktarma, Tayin, Atama, İletim, Göçürme, İletken, İletme, Aktarış, Taşın
- Araştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayene, Tetkik
- Kayın Valide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynana
- Sinyal Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korna Çalmak
- Eğlenceli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matrak, Şen
- Beyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimağ, Akıl
- Gedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtiyaz, Kertik, Yara, Büyük Çentik, Rahne, Çatlak, Aralık, Kusur, Bırakı
- Mıntıka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge
- Dincelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek, Konaklamak
- Yargıtay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz Mahkemesi
- Retina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağ Tabaka
- Mütecaviz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saldırgan, Tecavüzkâr, Geçen, Aşan, Saldıran, Sataşkan
- İspirtocu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz
- Ekşimik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
- Yamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kömekçi, Nöker, Yardımcı, Yardak, Çırak
- Düven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahıldöven
- Epidemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgın
- Yanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı, Duygulu, Kebap, Yanmış, Kavruk, Acılı
- Sanrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birsam, Halüsinasyon
- Ulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koca, Yüce
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü