Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mineralog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimci - Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Pestenkerani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma, Değersiz, Önemsiz
- Yoğun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesif, Sıkışık, Kalabalık, Dolu, Ağır, Çok, Derin, İri, Kaba, Kalın, Koyu, Sıkı, Şişman, Tombul
- Kapatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metres, Yama
- İflah Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzelmek
- Zula Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak, Gizlemek, Saklamak
- Müsveddelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamalık
- Zıbarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Gebermek; Uyumak, Sızmak
- Şipşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Hemencecik, Çabucak
- Cevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töz, Yetenek, Öz, Asıl, Cevahir, Maya, Mücevher
- Dinelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikelmek
- İri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hantal, Koca, Kocaman, Yoğun, Büyük
- Abdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İfadeli, Letafetli, Manalı, Sulu, Şıralı, Taravetli, Tesirli
- Kendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Özü, Zat
- Utarit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkür, Arzıtilek
- Matbuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basın
- Telekinezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzdevim
- Yadigâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andıç, Anı, Armağan, Hatıra, Andaç
- Korkakça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak
- İptila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Müptelalık
- Kaynaklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakça
- Muahede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma
- Verimkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- İcra Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek, Yapmak
- Mevhibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, İhsan, Vergi
- Zıngıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangırdamak
- Zatlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zevat
- Barınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daldalanmak, Sığınmak
- Od kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş
- Gübür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp, Süprüntü
- Servet Sahibi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlıklı, Zengin
- Yerginlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Lehim Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehimlemek
- Sarkıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Salmak
- Kırıcı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek
- Şambaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baba Tatlısı
- Hadise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olay, Vaka, Vukuat
- Yavaş Yavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedricen
- Ruhsal Çöküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunalım
- Makara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tel
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü