Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek - Konfor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlık
- Haberdarlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Kömek Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Kerhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişehane
- Şekvacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Unmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salah Bulmak, Mesut Olmak, Şifa Bulmak, Felah Bulmak
- Müteferrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık
- Güle Güle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakşı Yol
- Kımıldamayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakin
- Görevlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Göstermek
- Ashap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahipler, Sahabeler
- Tavşan Anahtarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maymuncuk
- Üstüvane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvak, Silindir
- Bitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Argın, Halsiz, Bitkin, Yorgun
- Testis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşak, Erbezi, Torba
- Vadeli Mevduat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vadeli Hesap
- Ayaktakımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lümpen, Parya
- Maaile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ailevi
- Yanıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak, Şikayet Etmek, İstika Etmek, Tazallüm Etmek
- Sidik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiş, İdrar
- İftihar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünmek
- Kastor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kunduz
- Çırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakirt, Yamak, Dükkan Uşağı
- Savtî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesli
- Depozito kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanca Akçası, Güvence
- Nazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiir, Koşuk
- Başvekalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakanlık
- Kekre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımtırak, Ekşimsi, Buruşturucu
- Güven Oyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimat Reyi
- Kavruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Emir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Ferman, İstek, Komut, Talimat
- Daralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Sıkılaşmak, Bunalmak, Azalmak, Küçülmek, Zayıflamak
- Velur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadife
- Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik
- Lehim Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehimlemek
- Yardımsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım İstemek, İstiane Etmek
- Aut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış
- Arkeoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazıbilim, Kazı Bilimi
- Arız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, İlişmek
- Haczetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girev Götürmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü