Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Delidolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patavatsız - Örfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törel
- Duygulanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessür
- Yobaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Kaba Sofu
- Yenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Bastırmak, Bozmak, Çommak, Ezmek, Haklamak, Kazanmak, Tutmak, Mağlup Etmek, Kemirilmek
- Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Baba, Papaz
- Kimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik Belgesi, Tanıtma Kartı, Çehre, Etiket, Hüviyet, Şahsi Vesika, Üzeri
- Müteahhitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklenicilik, Bağıtçılık
- Ayakyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hela, Tuvalet, Abdesthane, Yüznumara, Aralık
- Piyale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâse
- İvecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci
- Uğru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol; Hırsız
- Zat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kişi, Kimse, Adam, Kendi, Nesne, Şahıs, Şey
- Kapsam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, İhata, Şümul
- Fedai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma
- Mülazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teğmen
- Denektaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehek Taşı, Mihenk
- Neymiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güya
- Ergene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Yeri
- Kılavuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delalet
- Kokuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- İşgüzar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, İşbaz
- Süt Kuzusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bebek, Yavru
- Boğuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Vurgunculuk, İntikar, Solunum Zorluğu
- Etil Alkol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alkol
- Nicelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemiyet, Miktar, Oran, Rakam
- Mancana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıçı
- Saçma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Boş, Neşir, Absürt
- Kesme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Kesin, Lokum
- Rüya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Hayal, Umut
- Kuran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelam-ı Kadim, Mushaf
- Kaygılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Meraklanmak
- Helezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helis, Kıvrımlı, Yılankavi
- Asbest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya Lifi, Taş Pamuğu
- Genç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jön, Civan, Körpe, Taze, Yaş, Dinç, Toy
- Envai Çeşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevbenev
- Alınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncinmek, Gücenmek, Darılmak, İçerlemek, Kırılmak
- Tazammun Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek
- Kolcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafız, Bekçi
- Zulüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet, Kıyıcılık, Cefa, Haksızlık, Kıyınç
- Kırık Dökük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Değersiz, Eski
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü