Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Nicelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemiyet, Miktar, Oran, Rakam - Rahmetli Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Bağırsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Tarhana Çorbası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarhana
- Mahvolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Olmak, Bozulmak, Yıkılmak
- Etken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Faktör, Malum, Müessir, Amil
- İmtizaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunluk
- Keke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekeme, Pepe
- Öygen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akciğer
- Sıbyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk
- Lerze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreme
- Geçende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bugünlerde, Geçenlerde
- Sunilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapaylık
- Zevkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Güzel, Beğenili, Leziz, Meraklı
- Meydana Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serdetmek
- Yavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlı Olmayan, Ağır, Asta, Alçak, Hafif
- Yavru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bala, Çocuk, Evlat, Döl, Küçük
- Meditasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünüm
- Maksimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami, Maksimum
- Yıkışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güreşmek
- Öfkelendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Mesafelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Olumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müspet, Tasdik, Yararlı, Yapıcı, Pozitif
- Feryat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırma, Haykırış, Çığlık
- Pınar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulak, Çeşme, Kaynak, Memba
- Kargımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenmek, Lanet Etmek, Lanetlemek
- Yâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili, Dost, Tanıdık, Yardımcı
- Düzlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesviye Etmek
- Çarpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Hızla Değmek, Başına Geçmek, Atmak, Çalmak, Çırpmak, Dövmek
- Arsenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıçanotu, Zırnık
- Erken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Er
- İktiran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erişmek, Ulaşmak
- Meşgul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu
- Dürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Çeyiz, Hediye
- Yetki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salahiyet, Hak, Mezuniyet
- Efelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Labada
- Vecibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödev, Boyun Borcu, Sorumluluk, Borç, Vazife
- Bronz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tunç
- Gönül Belası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert
- Playmaker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun Kurucu
- Şehamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğitlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü