Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fedai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma - Rejim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Yol; Diyet
- Hasbihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleşi, Sohbet
- Medenilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygarlık
- Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Senet
- Namazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seccade
- Leb kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak
- Hiyeroglif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resim Yazı
- Mukayese Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Salıştırmak
- Sermedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi, Sonsuz
- Kavun İçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarımtıl
- Başmakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabıcı
- Bulaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis, Etki, İz, Karışık, Kirli, Yapışkan
- Kıyasıya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkunç, Müthiş
- Topyekûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümden, Toptan, Hamı, Umumi
- Cimrilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek
- İçeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül, Hapishane, Yürek
- Eşelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak, Deşelemek, Eşinmek, Kurcalamak
- Okside Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paslanmak
- Sosyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumcu
- Albeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgel, Alım, Çekicilik, Hava
- Sınırlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Kısıtlı, Mahdut, Münhasır
- Üren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Nesil
- Tıkışıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Nefaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefislik, Güzellik, Oflazlık
- Tıpkısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeşi, Aynı, Örnek
- Düzelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileşmek, Doğrulmak, Güzelleşmek, Uslanmak
- Direkt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan, Birbaşa, Düz, Duraksız, Doğruca, Dolaysız, Aracısız
- Pisik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göcen, Kedi
- Sürüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getirmek, İtmek, Sevk Etmek, Sürümek
- Hububat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahıl
- Sinirlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Germek, Kızdırmak
- Yapılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamul
- Hicvedilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerilmek
- Tasınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin Etmek
- Kombinezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Düzenleme, Tertip, Kolsuz Entari
- Ajite Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Yıldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedhiş
- Beribenzer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alelade, Bayağı, Sıradan
- Yürütüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnfaz
- Vakıa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgu, Gerçi, Olay
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü