Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dayanamama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaaf - Gibi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Güçbeğenir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülpesent
- Arıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Aksaklık, Aksama, Çaparız, Engebe, Kusur
- Asayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenlik, Baysallık, Emniyet
- Acente kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletme, Temsilci
- Yaylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Salman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Başına Buyruk
- Azat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hür, Serbest, Başıboş, Özgür, Serazat
- Acıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrıtmak, İncitmek, Yakmak
- İtimatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvensizlik
- Kızışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın
- Muhasara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abluka, Kuşatma, Sarma, Çevirme
- Refika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zevce, Eş, Karı
- Alarm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarı, Heyecan Sinyali
- Tümsekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışbükey, Kabarık
- Irz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus, Onur, İffet
- Uyuzlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Kuruyasıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü
- Şems kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güneş
- Balans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Muvazene
- Dikta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk
- Tespit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirleme, Saptama
- Kargış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beddua, Telin, Lanet
- Kabine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hela, Hükûmet, Bakanlar Kurulu
- Künç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşe
- Sürüklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapılmak
- İnceltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Törpülemek
- Aksiseda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Islakkarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Ürkek
- Yapılageliş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teamül
- Nem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islak, Rutubet, Teril, Höt
- Tezyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırma, Çoğaltma
- Yetke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvet, Velayet, Otorite, Sulta
- Başlarken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önceden
- Lafakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Çarpıntı
- Evvela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkönce, İlkin, Önüç, Önce
- Kırçıllanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağarmak
- Dövüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruşmak
- Namzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aday, Yavuklu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü