Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uyuzlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz - Ademiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokluk
- İçki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam, İçecek, İspirto, Tütsü
- Çözümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahlil Etmek, Analiz Etmek
- Hatırlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anımsanmak
- Tutsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasiyet
- Fenomen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgu, Görüngü, Olay
- Temizleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasfiye
- Hiper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Müstacelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İvedilikle, Çabucak
- Aşağılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Alçak, Bayağı, Pespaye, Rezil, Süfli, Değersiz
- Yaya Kaldırımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım
- Örgüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkilat, Teşekkül, Uyuşma
- Mucur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kömür Kırığı
- Direk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazık, Sütun
- Komedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürü
- Frapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpıcı, Göz Alıcı
- Çöküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme, Enkaz, Göçük, Kriz, Teressübat, Depresyon
- Merci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Mevki, Orun
- Sütre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- Açılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtılmak, Ferahlamak, Bollaşmak, Delinmek, Anlamak, Çatlama
- Portatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınabilir, Gezer, Gezici, Seyyar
- Tövbekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tövbeli
- Dışsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haricî
- Yanılgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Sehiv, Yanlış
- Olcay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Talih, İkbal
- Küçüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahkir Etmek
- Göbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Karın, Kindik, Kuşak, Merkez, Nesil
- Bodur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bacaksız, Bastıbacak, Bücür, Alçakboylu, Cırttan, Kısaboy
- Gön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Kösele
- Cünüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet, Taharetsiz
- Ses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selen, Oy, Rey, Seda, Tavış, Ün, Yaygara
- Unsur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleman, İlke, Unsur, Faktör, Öğe, Uzuv
- Partal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Ataerkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pederşahi, Patriarkal, Atahakan
- Açkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Cila, Perdah, Açar
- Fazilet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erdem
- Stratus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmanbulut
- Razı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun Bulan, Benimseyen, İsteyen, Onaşmış, Onaşık
- Bihakkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten
- Köşk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulübe, Kasır
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü