Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tezyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırma, Çoğaltma - Molas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumtaşı
- Kabullenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek
- Balkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zonklamak, Ağrımak, Sancımak, Parlamak, Parıldamak, Şimşek Çakmak, Dalgalanmak, Su Halkalanmak
- Yapılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri
- Telesimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflamak
- Ihlamur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cöke
- Celalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırçın
- Eksiltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhale
- Kıpramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıpırdamak
- Vüsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genişlik, Uzam
- Müfredat Programı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders Programı
- Vesaik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vesikalar, Belgeler
- Katkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlave, Pay, Yardım, Ulama, Ek
- Özdekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maddeci
- Egzogami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışevlilik
- Parçalanmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün
- Müeddep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepli, Uslu
- Vesikalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgeli, Ersek
- Örü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Kökenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıllı
- Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Vade, Önel
- Revak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Örtülü; Kemer Iltı, Sundurma, Saçak Altı
- Parkur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarış Yolu
- Muhasebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymanlık
- Mütezayit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artan, Çoğalan
- Yenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muzaffer, Yenik
- Pingpong kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masa Topu
- Muayenehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mualecehane
- Sataşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, Dokunmak, Yapışmak, Çatmak, Rahat Bırakmamak, Takılmak, Musallat Olmak
- Nabekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Haylaz, Serseri
- Yararsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyhude, Boş, Çöp, Eğreti, Faydasız, Gereksiz, Kısır, Nafile
- Meme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğüs
- Aheste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş, Ağır
- Çermik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplıca, Ilıca
- Hakendaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraş
- Bölüştürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksim
- Şantöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkıcı (Kadın)
- Varsayımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farazi
- Zümrüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşim
- Liste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizelge, Cetvel, Siyahe
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü