Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muhasara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abluka, Kuşatma, Sarma, Çevirme - Çözülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşemek, Erimek, Yumuşamak, Yenilmek, Dağılmak, Çökmek
- Açıölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletki, Gönyemetre
- Dikey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dik, Şakuli, Vertikal, Amudi
- Düzbucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikdörtgen
- Siyah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara
- Lüzumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz
- Öğütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Çiğnemek, Ezmek
- Hıyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hainlik, İhanet, Suistimal, Vefasızlık, Aldatma, Kötücülük
- Yalıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak; Fakir; İnsan, İnsanoğlu
- Doğrulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak, Teyit Etmek, Tasdik Etmek, Ayarlamak, Desteklemek
- Nevale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık
- Acemce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farsça
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Kaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlçe, Yargı, Kötü Olay
- Tahsilât kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alımlama, Toplama
- Günorta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğle
- Giyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi
- Terbiye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmek, Törpülemek
- Vantilatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Estireç, Yelletke, Fan, Fırıldaklı Yelpaze
- Barbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, Uygarlaşmamış, Kaba, Kırıcı, Acımasız
- Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Aut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış
- Nazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazik
- Cimri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pinti, Hasis, Eli Sıkı, Ekti, Kısmık, Nekes, Sıkı, Varyemez
- İmarsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındırsız
- Ayakkabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kundura, Pabuç, Başmak
- Aktalanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğdiş
- Patlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnfilak
- Imızganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuklamak
- Anonim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adsız, Ortak
- Dürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürmek
- Yüzüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzükoyun
- Computer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisayar
- Yakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beri, Benzeyen, Andıran, Yaklaşan, Dip dibe, Akraba, Dost, Arkadaş, Uzak Olmayan, Doğru
- Satma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey
- Muhariyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerklik
- Kavuştak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakarat
- Tasfiye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlemek
- Sünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşemek, Uzamak
- Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü