Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cevaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıtlamak - Art kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Geri, Öbür Yan, Ense, Peş
- İltizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesenek
- Layiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Proje, Tasarı
- Ferahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlamak
- Mezbaha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesimevi, Kesimhane, Sallakhane, Kanara
- Cüret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklilik, Ataklık, Cesaret
- Pansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barınak
- Kargo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Çekyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanepe
- Burcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Itır, Güzel Koku
- Damıtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmbik
- Protesto Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiraz Etmek, Reddetmek
- Nitekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten, Nasıl Ki
- Steril kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınık, Kısır
- Şvester kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemşire, Kız Kardeş
- Oditoryum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dershane
- Loda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Küme, Yığın
- Prim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükâfat, Kesenek, Ödül
- Çıvmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlamak, Sapmak, Sekmek, Sıçramak, Zıplamak
- Korte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Flört
- Elemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıklamak, Ayırmak, Çalkalamak
- Dejenereleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yozlaşmak
- Direnç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavemet; Rezistans
- Bohem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemez, Aldırışsız, Tasasız, Derbeder
- Gün Ortası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğle
- Gam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keder, Çile, Gam, Hüzün, Kasvet, Kaygı, Tasa, Teessür, Üzüntü
- Namlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüle
- Düğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pirinç
- Maslahatgüzar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşgüder
- Bölüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Çağ, Devir, Fasıl, Göz, Kesim, Kısım, Kol, Kürsü, Departman, Seksiyon
- Taş Pamuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaya Lifi, Asbest
- Dalalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapkınlık, Azgınlık, Yoldan Sapma, Sapınç, Doğru Yoldan Ayrılma
- Süreli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrî, Periyodik
- Hastane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık Evi
- Asmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutturmak, Sarkıtmak, Sallandırmak, Takmak, Boş Vermek, Ertelemek, Bırakmak, İdam Etmek, Çekmek
- Devasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Nişangâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hedef, Bakıncak
- Öğretim Yardımcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Uhuvvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kardeşlik
- Feshetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtmak, Kapatmak, Kaldırmak, Bozmak, Lağvetmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü