Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vadeli Pul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vadeli Hesap - Takvim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yim, Günleç, Dallık, Gündizme
- Saffet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arılık, Temizlik
- Göz Kırpımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lahza
- Darbelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Vurmak
- Buhran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunalım, Kriz, Bunluk
- Anahtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açar, Araç, Dil, Kurgu, Vasıta, Vesile, Açkı
- Direktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Talimat
- Arzu Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Tatlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tat
- Anemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kansızlık
- Cebren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Tutsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esir, Köle, Kul
- Kırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Gücendirici, Acı, Ağır, Keskin
- Hatime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsöz, Son, Sonuç
- Sürüklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapılmak
- Matriarkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anaerkil
- Nasip Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elvermek, Kavuşmak, Ulaşmak
- Çekinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Cesaretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Pek, Gözü Kara, Yürekli
- Ahlaksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sefil, İffetsiz, Namussuz, Düşkün, Soysuz
- Batakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı, Müflis
- Terslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Reddetmek
- Mevlit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum
- Bekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetçi, Karakolcu, Keşikçi, Nokta
- Pislemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötülemek, Yermek
- Hüviyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik, Şahsiyet
- Yaratık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahluk, Canlı
- Onkoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Urbilim
- Giderilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Encümen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Komisyon, Yarkurul, Komite
- Olta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Karmak, Oyun, Yem
- Duygulanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas, Kabarma
- Boğucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcak, Sıkıntılı
- Fazlalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Mide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kursak, Aşkazan, İç, İşkembe, Karın, Yürek
- Nötralizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansızlaştırma, Yüksüzleştirme
- Şen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenceli, Neşelendiren, Neşeli, Sevinçli
- Teselli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuntu
- Maden Suyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mineral Suyu
- Beyhude Yere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü