Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sahabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak, Korumak - Günce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günlük
- Cerrahi Müdahale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat
- Dolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf, Çevre, Havali, Yöre, Civar, Ufuk
- Salahiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkili
- Yavuzlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek
- Büyüklük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrilik, Kocamanlık, Çap, Devlet, Heybet, İhtişam, Oran
- Arsıulusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası
- Tembih Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek, Uyarmak
- Oyuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- Yıkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Felaket
- İtap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Paylamak
- Mahkûm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümlü, Mecbur, Cezalı
- Sapa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ücra
- Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Asmak, Atmak, Dayanmak, Döşemek, Emmek, Germek, Giymek, İçmek, Kaldırmak, Katlanmak, Koymak, Öğütmek, Örtmek, Sarmak, Söylemek, Taşımak, Vurmak, Yollamak
- His kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygu, Duyu, Kalp, Sezgi, Sezme
- Linet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İshal
- Yayılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstila
- Umur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem, Aldırış Etme, Önem Verme, İşler
- Faydalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararlanmak, İstifade Etmek
- Eslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtaatli
- Teolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsel, Dinbilimsel
- Tutukevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevkifhane, Dam, Tomruk, Hapishane, Cezaevi, Mapushane
- Mendebur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Pis, Sümsük, Sünepe
- Tasvir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betimleme, Betim, Resim
- Esef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Tasa, Üzüntü, Acınma, Yerinme
- Ordu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalabalık, Koşun
- Pimpirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Harap, Virane
- Askeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süel, Harbi
- Konfigürasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapılandırma
- Cuma Akşamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perşembe
- Arı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Temiz, Saf, Katışıksız, Katkısız, Halis, Öz, Salt
- Uygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elverişli, İyi, Makul, Munis, Mutabık, Muvafık, Münasip, Müsait, Şayan, Şık, Tatminkâr, Usturuplu, Yarar, Yaraşıklı, Yerinde, Yakışır, Yaraşır, Uz, Yararlı
- Hava Meydanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havalimanı
- Lütufkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibar
- Leşker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asker, Ordu
- Sodyum Klorür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuz
- Dış Alım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İthalat
- Karakış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zemheri
- Teeddüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma
- Gezim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun Yolculuk, Seyahat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü