Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cemaziyelevvel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş - Acıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merhamet, Rahim
- Obstrüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önleme, Engelleme
- Popülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüfus, Varlık
- Kasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandık
- Gökçül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semavi, Mavice, Mavimsi
- İğrenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinç, Mekruh, Müstekreh
- Put kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burkat, Haç, Fetiş, Sanem, Tapıncak
- Taaffün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşma
- Yeterlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet, Kifayet, Liyakat, Yeterlilik
- Sedye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harek
- Prömiyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açılış, İlk Gösteri, İlk Sunum
- İlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahretmek, Beddua Etmek
- Daimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Devamlı, Temelli, Kalıcı, Baki, Gedikli
- Hıyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hainlik, İhanet, Suistimal, Vefasızlık, Aldatma, Kötücülük
- İhracat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış satım
- Ekometri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankıölçüm
- Nebula kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulut
- Tul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boylam
- Palas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay, Rahat
- İbdai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgün
- Haberleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektuplaşmak, Telefonlaşmak, Muhabere Etmek, İletişmek
- Ufki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatay
- Karamsar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümser, Üzgün, Bedbin, Olumsuz, Meyus, Pesimist
- Tahdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırma, Sınırlama, Çevreleme, Buçlama, Belli Etme, Belirleme
- Şerefsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursuzluk, Alçaklık
- Hercümerç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Tabütüvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Kuvvet, Takat
- Gözetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmak, Bakmak, Beklemek, Himaye Etmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak, Kovmak, Sakınmak, Özen Göstermek, Himaye Etmek, Müterakkip Olmak
- Belge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vesika, Delil, Doküman, Senet
- Çatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bina, Dam, Kurgu
- Yöre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Etraf, Mahal, Muhit, Ön, Taraf, Çevre, Dolay
- Yasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanun
- Beyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev
- Varakpare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektup, Name
- Muhbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çuğul, Haberci, Jurnalci, Ele Veren, İhbar Eden
- Gümbürdemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Ateşli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşkun, Hararetli
- Realizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekçilik
- Biberon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütlük, Emzik
- Germen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hisar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü