Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ufki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatay - Koca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Ağa, Bey, Büyük, Efendi, Er, Erkek, Eş, Geniş, İhtiyar, İri, Kişi, Kocaman, Moruk, Pir, Ulu, Yaşlı, Yüksek, Zevç
- Sosyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumcu
- İmrenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıpta
- Denyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Emanet, Rehin, Sersem
- Müflis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batkın, İflas Etmiş
- Beyyine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kanıt
- Elzem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Lazımlı, Zaruri, Çok Gerekli, Vazgeçilmez
- Doru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keher
- Ziyan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Heba Etmek, Heder Etmek
- Milliyetsever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milliyetçi
- Arz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Sunum, Bilgi Verme, Yeryüzü, Yerküre, Yer Yuvarlağı, Dünya, En, Maruzat, Yer
- Yasak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Memnuiyet, Memnu, Haram, Ambargo, Kadağan, Yok
- Laf Anlamaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba
- Aklavcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avukat
- Töz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cevher, Kök, Temel
- Börkenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külah
- Kültürsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel
- Mirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Ailevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maaile
- Full kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüm, Tam
- Sokak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçe
- Mıncıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örselemek, Sıkmak, Ellemek
- Ekspansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılım
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Eleman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğe, Unsur
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Görünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Başlamak, Benzemek, Gelmek, Göstermek, Gözükmek, Tezahür Etmek, Zahir Olmak, Mevcudiyetini İzhar Etmek
- Teşkilatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütçü
- Kızıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün, Pudra
- İstihkâmcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstihkâm
- Petrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryağı, Gaz Yağı
- Hava Gazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metan Gazı
- Toka Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek
- Ufunet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pis Koku, Yangı, Cerahat, İrin
- Anı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigâr
- Denge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar, Muvazene
- Engebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalı
- Tamam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Eksiksiz, Tüm, Olur, Doğru, Evet, Oldu, Peki
- Sıkmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompresör, Mengene
- Çıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılmak, Görünmek, Artmak, Atlamak, Bitmek, Bulaşmak, Bulunmak, Büyümek, Eksilmek, Erişmek, Gelmek, Gitmek, Görmek, Kazanmak, Kopmak, Koyulmak, Olmak, Oluşmak, Peyda Olmak, Sızmak, Taşınmak, Unutmak, Varmak, Vurmak, Yok Olmak, Yükselmek, Yürümek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü