Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tahdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırma, Sınırlama, Çevreleme, Buçlama, Belli Etme, Belirleme - Gözlemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahit
- Anlaşılmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muamma
- Hançerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamalamak
- Başvezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadrazam
- Fiksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıntı, İmge, Kurgu
- Haleldar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Sarsmak
- Dayanak Noktası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak
- Film kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanka
- Hırpalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek, Tepelemek, Örselemek
- Saz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama, Çalgı, Kamış, Kopuz, Hasırotu, Bağlama, Telli Çalgı
- Glayöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuzgunkılıcı
- Mahsuldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Gardiyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolcu
- Feragat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek, Elçekme, İmtina
- Sav Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Slogan
- Beyinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akılsız
- Sarman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Büyük, Sarı Tüylü Kedi, Azman
- Kısır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak, Yararsız, Yoz
- Tevekkeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna, Nedensiz, Boş Yere, Amaçsız
- Aş Damı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutfak
- Şartlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullaşmak
- Sakıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat
- Yaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferace
- İptidai Tahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğretim
- Yataklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerevet, Karyola
- Rakım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselti, Kot
- Fanatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Aşırı Düşkün, Tutkuyla Bağlı
- Avunç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Molekül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde
- Sirkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalma, Uğrulama, Hırsızlık
- Takribi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaklaşık
- Dağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleştirmek, Bölmek, Tevzi Etmek, Pay etmek, Parçalamak, Feshetmek, Bozmak, Gidermek, İletmek, Lağvetmek, Neşretmek, Savurmak, Talan Etmek
- Ağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak, Viyaklamak, Yakınmak
- Cembiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hançer
- Yukarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevk, Üste
- Görünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Başlamak, Benzemek, Gelmek, Göstermek, Gözükmek, Tezahür Etmek, Zahir Olmak, Mevcudiyetini İzhar Etmek
- Perdah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatma
- Kabız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peklik, Makbuz, Kavrama, Tutma
- Savan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Geçici, Devamsız, Muvakkat, Değersiz
- Semptom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü