Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muhbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çuğul, Haberci, Jurnalci, Ele Veren, İhbar Eden - Ruzuşeb kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Yabani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşi, Tor, Yaban, Yamyam, Yabanıl, Ürkek, Sıkılgan, Görgüsüz, Kaba, Hoyrat
- Feragat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek, Elçekme, İmtina
- Sefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolculuk, Defa, Kere, Kez, Savaş, Yol, Savaşa Gidiş, Harp
- Kırıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufalamak
- İflah Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzelmek
- Hırgür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Dalaşma, Kavga
- Rayiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koku
- İnançlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümin
- Hindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Şaşkın
- Solmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solgun, Soluk
- Tor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Ağ, Çekingen, Ham, Toy, Utangaç, Yabani, Görgüsüz, Eğitilmemiş, Yabanıl
- Parlaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cila, Fer, Şaşaa
- Arınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlemek, Rahatlamak
- Hırsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğru, Harami, Oğru
- Hiddet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek
- Ermiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eren, Aziz, Evliya, Veli
- Âdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, İnsan, İnsanoğlu
- Misafirperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuksever
- Panzehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıkıran, Antidot, Tiryak
- Muhtekirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun
- Sonbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Payiz
- İnat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek
- Kuldur Destesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çete, Şebeke
- Talak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşama, Boşanma
- Beis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Uygunsuzluk, Kötülük, Zarar
- Bahri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denize Ait, Denizel, Denizsel
- Tahrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazma
- Bigâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz, Aldırışsız, Yad, Yabancı
- Oksit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pas
- Yaslanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstinat
- Belalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorucu, Üzücü, Can Sıkıcı, Kavgacı, Şirret
- Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Dershane, Grup, Bölüm, Küme, Klas
- İcazetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma
- Dürümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak
- Garip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Tuhaf, Yadırganan, Yabansı, İlginç, Yoksul, Kimsesiz, Abus, Cins, Gariban, Yabancı, Zavallı, Gurbette Yaşayan, Elgin
- Çarpıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saptırmak, Eğriltmek, Yamultmak
- Çevrelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Kuşatmak, Sarmak, Sınırlamak, İhata Etmek, Tahdit Etmek
- İletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Çattırmak, Getirmek, Götürmek, Nakletmek, Vermek, Ulaştırmak
- Ezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yassıltmak, Hırpalamak, Parçalamak, Çiğnemek, Çommak, Dövmek, Harcamak, Kahretmek, Kısmak, Öğütmek, Yenmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü