Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bula�an ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Kahır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Sıkıntı, Dert, Yok Etme, Ezme, Perişan Etme, Mahvetme
- Silah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusat, Yarak, Etken Araç, Savut
- Şetaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşe, Sevinç, Şenlik
- Temkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınım, Ağırbaşlılık, Sakınma
- Islak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Nemli, Yaş
- Tabütüvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Kuvvet, Takat
- Tahkik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, İnceleme, Gerçekleme
- Avunma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Girişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adım, Teşebbüs
- Konuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- İçi Geniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Ayrıntılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Mufassal, Uzun
- Bilisizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Nüfuz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Geçmek, İşlemek, Sinmek
- Alengirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Yakışıklı
- Antre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giriş, Girek
- Dağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleştirmek, Bölmek, Tevzi Etmek, Pay etmek, Parçalamak, Feshetmek, Bozmak, Gidermek, İletmek, Lağvetmek, Neşretmek, Savurmak, Talan Etmek
- Yakıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurmak, Yormak, Münasip Görmek
- Elvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alacalı
- Mutekit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Mümin
- Teokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinerki
- Kurucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müessis
- Bakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mes
- Onarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Tamir Etmek, Yapmak
- Kendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendi, Özü, Şahsen
- Fahiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Çok Fazla, Taşırı
- Önlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak, Takaddüm Etmek
- Agora kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan
- Müşabih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer
- Pepeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pepe
- Acele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Tez, İvedi, İvedilikle, Hızlıca, Hemen, Tacilî, Telesik
- Sonra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteakiben, Keyin, Bilahare, İleri
- Yığılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Tedrisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretim
- İştiyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Göresime, Özleme
- Kembağal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Fukara, Sefil, Yoksul, Züğürt
- Seçki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldeste, Antoloji
- Frame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçeve
- Kömüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda, Su Sığırı, Camız
- Acemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toy, Bilgisiz, Deneyimsiz, Yabancı, Amatör, Müptedi, Tor
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü