Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Inga Inga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Viyak Viyak - Doküman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Vesika
- Döner Sermaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döner
- Sevinçli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesut, Neşeli, Şen
- Şikayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak, Sızlanmak
- Dilcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil Bilimi
- Yönseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayül
- İhya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlandırma, Diriltme, Dirim Verme; Geliştirme, Güçlendirme; Umut, Erinç Verme
- Beklenir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtemel
- Ferdiyetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bireyci
- Azade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Özgür, Erkin, Başıboş, Bağımsız
- Düzenbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Hileci, Düzenci
- Dayanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durak
- Temas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değinim, Dokunma, İlişki, Görüşme, Münasebet, Ulaşım, Değme, İlişki Kurma, Bağlantı, Ulaştırma, Bahsetme
- Galiba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimal Ki, Olabilir Ki, Görünüşe Göre, Anlaşılan, Kuvvetle Sanılır Ki
- Mücellit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciltçi, Kapçı
- Çökertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçürmek
- Ulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koca, Yüce
- Çağdışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köhne
- İş Bırakımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grev
- Dip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Derin, Kıç, Kök, Taban
- Sadasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ker
- Başmakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabıcı
- Sililik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İffet
- Münevver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Ziyalı
- Evham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Kuşku, Vehim, Vesvese
- Apayrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Çok Ayrı, Büsbütün Ayrı, Bambaşka
- Dövmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Çırpmak, Ezmek, Hırpalamak, Silkelemek, Tartaklamak, Vurmak
- Şembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumartesi
- İmtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Kaçınmak
- Sakinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek
- Sarkıntılık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Hatıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anı, Hediye, Yadigâr, Yazıt, Andaç, Anmalık
- Yuvgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdane
- Hariflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunamak
- Raci Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Dokunmak, İlgilenmek
- Memorandum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andıç
- Ahvaliruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haletiruhiye
- Zehle Döken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet
- Altüst Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak
- Veziriazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadrazam
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü