Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebedi, Daimi, Cavit, Cavidani, Ölümsüz - Rahatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin, Keyifsiz, Hasta
- Aptallık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avarelik, Sefillik, Serserilik
- Gözü Tok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokgözlü
- Yeğlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rüçhan
- Masun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmuş, Saklanmış
- Dideban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekçi, Gözcü, Nöbetçi
- Fuzuli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Gereksiz, Boşuna, Haksız, Sürevsiz
- Kobay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denek
- Çelimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıf, Güçsüz, Cüssesiz, Kuru, Sıska
- Israr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnme, Üsteleme, Üstünde Durma, Bekinme
- Görmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyumak
- Erkete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikiz
- Turizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezim, Gezginlik
- Billurlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kristalleşmek, Netlik Kazanmak, Tebellür Etmek
- Yılın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dehşet
- Şirinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimlilik, Tatlılık
- Hayallemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Küçüksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstisgar Etmek
- Aksakal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ermiş, Evliya
- Af kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlama
- Ertem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep
- Tarife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtmalık
- Sokak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçe
- Çilenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serpinti
- Feda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adama
- Aksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Zıt, Menfi, İnatçı, Hırçın, Huysuz, Karşıt, Titiz, Geçimsiz, Kötü, Münasebetsiz, Olumsuz, Suratsız
- Gözlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynek
- Deryadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlü Geniş, Her Şeyi Hoş Gören
- Temaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Seyir, Temsil, Piyes, Bakma, İzleme, Seyretme
- Alil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalıklı, Sakat
- Mustatil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikdörtgen
- Yalınca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak
- Yerleşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak, Oturmuş, Mütamekkin, Beledi
- Batı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garp, Günindi
- Hece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslem
- Darphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para Basılan Yer
- Biraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azıcık, Çok Değil, Bir Parça, Bir Balaca, Bir Kadar
- Devinim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket, Aksiyon
- Kaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Bastırmak, Bürümek, Dolmak, Kuşatmak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, Yürümek, Yüzlemek, İstila Etmek
- Fırıldak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Fırfıra, Fırlangıç, Foya, Hile
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü