Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Birgelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El Birliği - Lehim Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehimlemek
- Tekörnek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekbiçim, Yeknesak, Standart, Muttarit
- Polifonik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoksesli
- Güçlükle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar, Zor
- Rölativite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıntı
- Garabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elginlik, Tuhaflık, Yabansılık, Gariplik
- Mütedeyyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Dinselci
- Hışım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Öfke
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Taciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin Etme
- Zürriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Kuşak, Soy, Çocuk
- Tabur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grup, Küme, Yığın
- Yuha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuh
- Denek Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mihenk Taşı
- Meşhut Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçüstü
- Uyuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak, Mürgülemek
- Nakolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakar
- Talvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak, Hangar
- Duygusuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalpsiz, Hissiz
- Özgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Has, İçin, Mahsus, Muhtas
- İlk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birinci, Evvelki, Önceki, Evvel, Ön
- Çöp Tenekesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Kötü
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Şerait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullar, Şartlar, Vasat
- Taharet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlenme, Temizlik
- Fantom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalet
- Ayırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark, Nüans
- Yakalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
- Ummak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Demek, Sanmak, Ümit Etmek, Düşünmek, Tahmin Etmek, İhtimal Vermek
- Meri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçerli
- Yatkın Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşmak
- Esami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adlar, İsimler
- Ütilitarizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararcılık
- Süzük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıf
- Halkoylaması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Referandum
- Teokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinerki
- Alternatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçenek, Şık
- Bayrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıdem
- Lokalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenmek, Övünmek
- Sütliman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Gürültüsüz, Olaysız
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü