Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lehim Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehimlemek - Tepelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziştirmek, Hırpalamak, Yakşıca Dövmek
- Sürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam, İs, Sürgü, Sürme
- İz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Bulaşık, Çığır, Delalet, Emare, Eser, Kanıt, Nişan, Yer, İm
- Tahtabiti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahtakurusu
- Çini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayans, Kâşı
- Nemsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rutubetsiz, Terilsiz
- Sebze Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırasa
- Abdüktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaştırıcı
- Sanduka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makbere, Serdabe
- Tesis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurma, Kuruluş, Kurum
- Akılsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Haça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal
- Naçiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz
- Neden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet, Münasebet, Ne, Ne İçin, Niçin, Niye, Sebep
- Cemetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplamak, Bir Araya Getirmek
- Varyasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşitleme, Değişim, Varyete
- Geri Kalmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri
- Hoppadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemen
- Şahadet Parmağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret Parmağı
- Kaldıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manivela
- Mülahaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrdeleme, Görüş, Düşünce
- Denli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kadar
- Tat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzet, Zevk, Çeşni, Haz, Dilsiz
- Rüçhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstünlük, Öncelik, Yeğlik
- Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abes, Açık, Anlamsız, Bilgisiz, Havai, Münhal, Yararsız, Gereksiz
- Tirildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Meslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığır, Hayat, İş, Okul, Uğraş, Uğraşı, Ertik, Öğreti
- Masör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ovman
- Söylenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Çıkışmak, Eleştirmek, Sızlanmak, Yakınmak
- Hissi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusal
- Üretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşturmak, Yaratmak, Meydana Getirmek, Öndürmek, Çıkarmak, Yapmak
- Mağdur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıygın
- Lades kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öcür
- Yargıtay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz Mahkemesi
- İdefiks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saplantı
- Bir Cür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş
- Mahkeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıevi, Yargı Yeri, Duruşma
- Felek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Baht, Dünya, Gök, Gökyüzü, Sema, Şans, Talih, Acun
- Savlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamle, Atılış
- Çıkış Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkış
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü