Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uyuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak, Mürgülemek - Talihli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şanslı, Kaderli, Kısmetli
- Ufalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak
- Giyecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Kıyafet, Elbise, Giyim, Giyinecek, Paltar, Üst
- Selametle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlikle
- Legalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasallık
- Lacerem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette
- Mekanizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenek, Sistem
- Tediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme
- Tepinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debelenmek
- Şaibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıp, Güman, Hile, Kir, Kusur, Leke, Şüphe
- Ekber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu, Yüce
- İbadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınma, Ayin, Kült
- Çatkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mensup; Çatık
- Öz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Halis, Hakiki, Arı, Çay, Dere, Hamur, Hülasa, Kendi, Madde, Mahiyet, Ruh, Saf, Sonuç, Zat
- Kural kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaide, Nizam
- Akut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri
- Andavallı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Aptal, Bön, Görgüsüz, Ahmak, Şaşkın
- Abırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak
- Tren Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Yolu
- Dün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünen, Geçmiş
- Tutarsız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişmek
- Şaplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat
- Kaçma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Firar
- Ümmî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumaz, Sevatsız
- Küçük Çay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dere
- Besbelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apaçık, Şüphesiz, Pek Belli, Görünüşe Göre
- Bezeksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın
- Alt Bilinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahteşşuur
- Müstekreh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç
- Anarşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa; Başsızlık, Karışıklık, Düzensizlik
- Mazmunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kof
- Rastlanmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksilmek
- İlçebay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymakam
- Punt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırsat
- Derbent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Dar Geçit
- Yığıp Bağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek
- Ozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âşık, Şair
- Tariflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanse Etmek, Övmek
- İkinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Sıradan
- Lepirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzci
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü